Kuantum Yaşamı
Kuantum fiziği, tanıyabileceğiniz en asi umut bilimi biçimidir.
Gerçekliğin -gördüğünüz, dokunduğunuz ve ölçtüğünüz- tek gerçek olmadığını anlatır. Bir şey sabit görünse bile, aslında olasılıklar arasında yüzmektedir. En küçük parçacığın aynı anda iki yerde olabileceğini. Gözlemin sonuçları değiştirdiğini. Kaosun sadece izin verilen değil, aynı zamanda gerekli olduğunu.
Bunun ne kadar çılgınca olduğunu bir düşünün.
Yüzyıllar boyunca bilim, kesinliğin diyarıydı. Yerçekimi çeker. Işık hareket eder. Kuvvet, kütleye eşittir, ivmeye eşittir vs.
Sonra kuantum, bir mühendislik kongresindeki şair gibi içeri girdi.
Dedi ki — dünya her zaman tahmin edilebilir şekilde davranmaz. Her zaman kendini göstermez. Bazen saklanır. Bazen bir dalga gibi davranır. Bazen bir parçacık gibi. Bazen de her ikisi gibi. Dedi ki, gelecek taşa yazılmamıştır. Olasılıklar içinde asılı kalmıştır — seçim, şans, gözlem bekler.
Hayat için bundan daha iyi bir metafor olabilir mi?
Kontrol takıntılı bir kültürde yaşıyoruz. Planlamayla. Anlam çıkarmayla. Ama çoğumuz kuantum hayatlar yaşıyoruz. İkilikler içinde var oluyoruz. Aynı anda hem başarılı hem de başarısız oluyoruz. Birlikte kırılıyor ve gelişiyoruz. Umut ve umutsuzluğu aynı nefeste hissediyoruz. Kuantum fiziği bize belirsizliğin başarısızlık olmadığını söyler. Bu aslında özgürlüktür.
Okulu bırakanlara, boşananlara, işten çıkarılanlara, kaybolanlara, yanlış anlaşılanlara hiçbir şeyin kesin olmadığını hatırlatır. En küçük hallerine indirgendiklerinde bile kuralların ortadan kalkmadığını, sadece daha büyülü hale geldiklerini.
Eğer her şeyin tahmin edilemez olduğu bir yerdeyseniz, kalbinizi takip edin. Hisleriyle hareket edenlerin çoğu zaman yanılmadığını görüyoruz. Örneğin bir anne bazen sadece içgüdüyle çocuğuna bir arkadaşından uzak durmasını söyler. Peki bu bilimsel bir öneri midir? Tabi ki hayır. Ama işte burada quantum devreye girmiştir.
Çünkü evren öngörülemezlik üzerine kurulmuştur. Ve bir şekilde ihtimaller havada asılı durumdadır.
Umut, en saf haliyle, sırada ne olduğunu bilmek değildir. En küçük halinizin bile hâlâ sonsuz bir potansiyele sahip olduğuna güvenmektir.
Ve bazen ihtiyacınız olan tek şey inançtır. Bu konuda yazmaya devam edeceğim..
Ali Aykut Tenğerli
İlgili Diğer Yazılar