Aykut Kocaman
Fenerbahçede hem futbolcu hem de hoca olarak efsane olmuş yegane isimdir Aykut Kocaman. Çocukluğumun gol kralı, yetişkinlik dönemimin yıkılmaz kalesinin komutanıdır. Fenerbahçeliliğe gözümü açtığımda 3 yıldız beni büyülemişti. Rıdvan Dilmen, Aykut Kocaman ve Oğuz Çetin. Henüz 8–9 yaşlarımdaydım. Fenerbahçe’nin en şaşalı senesine uyanmıştım. 103 gollü şampiyonluğu tam manasıyla idrak edemesem de Fenerbahçeliliğin hücrelerimde yer etmesi için yeterli cephaneyi doldurmuştum heybeme. O yıllarda Rıdvan Dilmen hayranlığım ağır basıyordu. Saçlarını uçurtma yaparak koşuşu, rahat çalımları ve kendine özgü haliyle sadece beni değil o yıllarda tüm Fenerbahçelileri peşinden koşturuyordu. Kırılması zor olan rekora müthiş bir gol/asist katkısıyla destek vermiş, o yılın tartışmasız mvp’si olmuştu. Sonraki yıllarda ilk olarak tsli yesiç’in ayağını kırmasıyla başlayan sakatlık furyasının ardı arkası kesilmemiş, o sezondan sonra 3–5 maçlık parladığı sezonlarla Rıdvan hasretimizi dindirmeye çalışmış, ama o 88–89 sezonunun tadını bir daha yaşatmadan erken bir vedayla futbolculuktan kopmuştu. Canımız ciğerimiz Rıdvan’ı ve hatta İmparator Oğuz’u başka bir yazının konusuna terk etmek üzere Kral Aykut’a dönüş yapalım.
Kral Aykut namını haketti ve Fenerbahçe’de 3 kere gol krallığına erişti. 88–89 (29 gol), 91–92 (25 gol) ve 94–95 (27 gol) sezonlarında futbol ve Fenerbahçe kariyerini gol krallığıyla taçlandırmıştı. Golleri sıradan goller değil usta bir sanatçının 3 direğin arasına gönderdiği fırça dokunuşlarıydı adeta. Gol krallıklarının yanında 95–96 sezonunda imparator Oğuz ile birlikte 6 senelik şampiyonluk hasretine son verişleri de Fenerbahçe tarihinin unutulmaz yaprakları arasındaydı. Mütevazıydı, ciddiydi, cıvık değildi işini yaptı. Kendini yere atmadı, rakip oyunculara saygı duydu, küfretmedi; efendiydi asildi, futbolcu Aykut KOCAMAN…
Fenerbahçenin efsane başkanlarından sayılan Ali Şen’in 95-96 sezonunda Trabzonsporun elinden çekip aldığımız şampiyonluk sonrası Aykut ve Oğuz’u yollaması şampiyonluk sevincimizi kursağımızda bırakmıştı. İki efsaneyi hatta Bülent Uygun’u bozuk para gibi harcayan Ali Şen’i bu yönüyle affetmiyorum. Sonrasında Galatasaray’ın 4 sezonluk şampiyonluk sürecine belki de bu şekilde koridor açtık. O kadro korunarak birkaç takviyeyle 4 senelik Galatasaray ambargosu belki de engellenebilirdi. Kimbilir.. Neyse krala gelirsek Aykut Hoca Fenerbahçe kariyeri sonrası Oğuz Çetin ile birlikte İstanbulsporun yolunu tuttu. O yılların İstanbulsporu da bugünün Başakşehiri gibi bir şeydi. Cem Uzan değerli bir kadro kurmuştu. Aykut ve Oğuz orada da altın gibi parladılar.